Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Röportajlar - Mehmet AĞAR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Röportajlar / Mehmet AĞAR:

book1b.gif (1694 bytes)

Değişik Kişi ve Kurumlarla yapılan yeni röportajlar kısa zamanda burada...


Diğer Röportajları Okumak İçin Tıklayınız...

TGRT (Eski) Ankara Temsilcisi Metin Özer’in,
Elazığ bağımsız Milletvekili
Mehmet Ağar ile yaptığı röportaj:

“TERÖR ŞUURLU BİR BEKLEYİŞ İÇİNDE”

Hizbullah terör örgütüyle ilgili son günlerde yaşanan gelişmeler TGRT Ankara Temsilcisi Metin Özer’in hazırlayıp sunduğu Siyaset Vitrini programında masaya yatırıldı. Programa konuk olan Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar, Emniyet Genel Müdürü olduğu döneme de ışık tutarak, Hizbullah’la ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Metin Özer: Hizbullah’ı nasıl yorumluyorsunuz? Boyutu nedir?

Mehmet Ağar: Son günlerde hepimizi dehşete düşüren olayları yakından takip ediyoruz. Ancak bu, devletin takibi ve kontrolü dışında olan bir örgüt değil. Ard arda yapılan ciddi organizasyonlarla örgütün fonksiyonları en aza indirilir. Yok edilir mi bilinmez. Hizbullah’ın son bir, bir buçuk senedir gerçekleştirdiği eylemler neticesinde polis son derecede başarılı operasyonlar yapmıştır. Marjinal seviyelere çekilene kadar devam edeceği de ortada. Hizbullah’ın temeli 1980’lere dayanıyor. İran devrimi ve Lübnan’dan esinlendiğini hepimiz biliyoruz. 87’lerde Diyarbakır’da Vahdet Kitapevi, daha sonra ilim ve menzil olarak ikiye ayrılıyorlar. Menzil grubu silahlı eyleme zaman var derken, ilim grubu silahlı eylemlere yöneliyor. “Hizbullah’ı devlet kullandı, ortaya çıkardı” diye son derece yanlış bir düşünce var. 1990’da PKK bölgede etkinlik kurmak için son derece yoğun şiddet uyguladı. Bu sırada Hizbullah da kadrolarını kaybetme aşamasına geldi. Bu aşamada Hüseyin Velioğlu’nun faaliyete geçmesi söz konusu oldu. Yurt dışına çıktı ve eğitim aldı. PKK’nın kendilerini bitireceğini görünce, PKK’ya karşı ters şiddet başladı. Kimse şu gerçeği unutmasın, Güneydoğu’da, gündüz devletin, gece de tamamen PKK örgütünün otorite oluşturduğu bölgeler vardı. Batman, Silvan, Mardin gibi bölgelerde Hizbullah PKK’ya karşı ters şiddete başladı ve bulabildikleri PKK’lıları ve PKK sempatizanlarını öldürmeye başladılar. Hizbullah’ın genel yöntemi olduğundan, Bakarov tabancaları ve satırla işlenen cinayetlerin bunlar tarafından yapıldığı biliniyordu. O dönemde çok sık şehir baskınları, ilçe baskınları vardı. Ticari hayat tamamen durmuştu. Yol trafiği hiçbir şekilde yoktu. 1994’de Hizbullah karşı şiddete başladı. Böyle bir ortamda, güvenlik birimleri bütün güçlerini PKK’ya yönelttiği halde, Hizbullah’ın üzerine de kararlı bir şekilde gitmeye başladı. Bu kararlılık sayesinde Hizbullah’ın eylem sayı 1996 yılında 3’e kadar düştü. O dönemde kayıplar devlete ihale edildi ama bugünkü metotları görülünce her şey ortaya çıktı. O dönemde Hizbullah’a karşı yapılan operasyonlarda, ele geçen bilgi notlarında, o zamanki dokümanlarda “hizbulkontra” ya da “hizbuldevlet” yaptı gibi işlerini devlete mal etme gibi bir stratejileri olduğu görüldü. Hizbullah, 1997'ye geldiklerinde oldukça darbe yediği için kadrolarını kaybetme aşamasına geldi ve strateji değiştirdi. Bu aşamada adam kaçırma soygun gibi maddi gelir elde etme amaçlı eylemler yaptılar.

Metin Özer: Kamuoyunda Hüseyin Velioğlu’nun ismi yeni tanınmaya başlandı. Siz 1996’da eylem sayısı 3’e kadar düştü diyorsunuz. Peki bu son olaylar da göz özüne alındığında, örgütün başı ciddiye alınmadı diyebilir miyiz?

Mehmet Ağar: Tam tersine ciddiye alınmıştır. Takip altında olmuştur. Ancak Hizbullah strateji değiştirmiştir ve bir dönem eylemsizlik içine girmiştir. Ama bazı kitapevleri çevresinde, camiler etrafında eğitim çalışmaları sürüyor. Saf ve temiz insanları kandırmak için sanki din için yapıyorlarmış gibi görünerek, kendilerine taraftar kazanmaya çalışıyorlar. Son kaçırma ve öldürme eylemlerine baktığınız zaman çok yeni. Bir de kendi yandaşlarına yönelik eylemleri de olduğu için hemen kaçırılmanın ardından aileler tarafından polise başvuru da olmuyor. Ancak endişelenince, aradan birkaç ay geçtikten sonra polise şikayet oluyor. Şikayetler üzerine polis başarılı bir operasyon düzenliyor ve örgüt çökertilme noktasına geliyor.

Metin Özer: Son operasyonlarda 50’ye yakın ceset çıkarıldı. Acaba aileler emniyete müracaat etmediği için mi gecikildi?

Mehmet Ağar: Bana göre zamanında müracaatlar yok. Çünkü aileler de bunların farklı ilişkiler içinde olduğunun şuurunda. Çünkü silahla evi basıp alınmıyorlar. Telefonla çağrılıyorlar, bir yerde buluşuluyor. Dolayısıyla ailesi sanki bir süreliğine bir yerlere gittiğini, iş gezisine çıktığını ya da tatile gittiğini sanıyor. Ayrıca, “devlet bu eylemlere göz yumduğu için bunlar zamanında ortaya çıkarılmadı” diye düşünmek, böyle bir çarpık mantık mümkün değil.

Metin Özer: Bir şehrin Emniyet Müdürü, operasyon düzenlenen bir ev için “Bu ev takip altında” dedi ama buradan 6 ceset çıktı. Peki, takip edilen bir evden 6 ceset çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Ağar: Takip ediliyordur ancak hiçbir yeri 24 saat takip etmek mümkün değildir. O zaman zaten deşifre olursunuz. Gireni çıkanı görebilirsiniz ama, evin içinde fiilen böyle bir eylemi, baskın yapmadan anlamak mümkün değildir.

Metin Özer: Güneydoğu’da bir çok faili meçhul olduğu ve bunların ortaya çıkarılmadığı şeklinde yorumlar var.

Mehmet Ağar: Zaman içinde ortaya çıkacak bunlar. Örgütün deşifre olmayan elemanları yakalanıyor. Ciddi şekilde meselenin üzerine gidiliyor. Örgüt bir zaman eylem yapıyor, sonra durgunluk sürecine giriyor. Toparlanmak için. Sonra yeniden eyleme geçtiklerinde yakalanmaları başlıyor.

Metin Özer: Türkiye’de tehlikeli kaç örgüt var?

Mehmet Ağar: Toplumsal eylem yapabilen ya da marjinal eylemler yapabilen örgütler var. Hizbullah gibi dini esaslara dayalı devlet kurmak isteyen örgütler var. İBDA-C gibi örgütler var. Bunlar daha ziyade polisin mücadele ettiği ve marjinal duruma getirdiği örgüt. PKK var. Bunun yanında DHKP-C var, TİKKO var. Ama bunlar hiçbir zaman 1979’ların, 1980’lerin etkin konumunda değil. Devlet tamamen hakim durumdadır. Ancak bunlar dışarıdan kaynaklanıyor daha çok. Yabancı odakların parasal ve eğitim destekleri söz konusu.

2000'Lİ YILLARDA TERÖR BİTECEK Mİ?

Metin Özer: PKK’nın başı ele geçti, Hizbullah’ın başı öldürüldü. Bir çok terör örgütünün başı cezaevinde. Sizce Türkiye 2000 yılında rahat edecek mi?

Mehmet Ağar: Eylem anlamında rahat edecek. Türkiye terör nedeniyle 1971 ve 1980’de iki kez darbe geçirdi. Silahlı kuvvetlerin esas temel görevi dıştan gelecek hücumlara karşı yurt savunması yapmak. Ama burada içten gelen tehdide karşı polisin yetersiz kaldığı gerekçesiyle yapılmıştır. Sonuç olarak bu güvenlik gücünün zafiyetidir. Biz 1990’larda göreve geldiğimizde, bu gerçeğini bilinciyle geldik. Bir daha bu şartların olmaması için durumu değerlendirdik. İstihbarat yapılanmamızın yetersiz olduğunu anladık. Teknoloji ve eleman yapılanması konusunda faaliyet gösterildi. Başta Silahlı Kuvvetler olmak üzere MİT ve Jandarma teşkilatımız bu yeni konsept içersinde herkes kendi örgütlenmesini gözden geçirdi. 1994’te mahalli seçimler yapıldı. O zaman PKK seçimlere katılmayı engellemeye çalıştı. Ama yüzde 80’e kadar katılım oldu ve sonradan PKK’ya destek verdiği gerekçesiyle kapatılan bir partinin adayı kazanamadı. Yani millet şiddete dayalı bir yapılanmayı istemiyor artık. Anadolu önemli bir topraktır. Türkiye’nin mevcut siyasi sınırları Türkiye’nin zenginliğidir. Türkiye’nin kaynaklarını kullanmasını engellemek için dış kaynaklı terör devam edecektir. Silahlı anlamda bugün durdu gözüken bölücülük faaliyetleri bekleme noktasındadır. Abdullah Öcalan’ın yakalanma safhasında, PKK’ya üst üste darbeler vurulduğu sırada “Abdullah Öcalan asılmasın” demek mümkün müydü? Aradan bir yıl geçmeden PKK’nın yandaşlarının yurt dışında bölücülük faaliyetlerini ne aşamaya getirdiği ortadadır. Maske ve kılıf değiştirme söz konusudur. Milletimiz içinde etnik kökenlere göre ayrımcılık söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan beri güvenlik güçleri zaman zaman değişiklik gösteren akımlarla karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan biri bölücülük, biri de dini esaslara göre devlet kurma girişimidir. Ancak bu tür girimlerin kapasitesi 1-2 bin kişiyi geçememiştir. Nizama karşı gelme, devlete karşı gelmeyi, bizim vatandaşımız hiçbir zaman kabul etmez. Bu sapık ideolojilerin vatandaşlar arasına nüfus edip yer bulmasının imkanı yoktur. Ben burada Alevi - Sünni olarak da ayırmıyorum. Bizim Müslüman geleneğimiz içersinde, devlete karşı gelme diye bir şey söz konusu değildir. Bazı kalkışmaların bütün temellerine ve dibine girdiğinizde hepsinin dışarıdan kaynaklandığı ortadadır.

Metin Özer: Biraz önce terör bitti diye bir saplantı içine girilmemesi gerektiğini söylediniz.

Mehmet Ağar: Evet. Şuurlu bir bekleyiş vardır.

CEZAEVLERİNİN DURUMU

Metin Özer: Birçok örgütün başı cezaevinde dedik ama, cezaevleri bir örgüt merkezine dönmüş. Bu sorun nasıl çözülecek?

Mehmet Ağar: Terör örgütlerinin bu kadar uzun dönemli olmasının nedenlerinden biri de ceza sisteminden kaynaklanmıştır. Cezaevinin mantığında kamu adına temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması söz konusudur. Elbette bu kısıtlama yapılırken, asgari insan haklarına saygı gösterilecektir. Ancak ceza da çekilecektir. Ayrıca buraya giren insanlar rehabilite edilmelidir. Biz, örgütün lider kadrolarının yarı, alt kadrolarının ayrı yerlerde tutulmasını önerdik. Süratle cezaevi fizik şartlarının değişmesi lazım. Buna her Adalet Bakanı eğiliyor ama günah keçisi yine Adalet Bakanı oluyor. Koğuş sistemi hafif suçlar için olacak. Diğer suçlarda ise 2 kişiden fazla oda sistemi olmaz. Bugün yemek veremiyorsunuz, gaz ocakları içerde. Isıtamıyorsunuz tüp gazlar içerde. Bunlar sonradan bomba olarak kullanıyor. Her çeşit madde içeriye rahatlıkla sokuluyor. Çok ağır şartlar altında çalışan gardiyanların güvenliği ve yeterli eğitimi yok. Cezaevi müdürünün karıştırdığı devleti mahveden bir takım problemler.

DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI

Metin Özer: Siz Bakanlık ve Emniyet Müdürlüğü yaptığınız dönemle ilgili 6 dosyadan Karma komisyonda dokunulmazlığınızın kaldırılmasına karar verildi. Bu beklediğiniz bir sonuç muydu?

Mehmet Ağar: Beklediğimiz ve istediğimiz bir sonuçtu. Çünkü bu işin artık bizim siyasi karşıtlarımız tarafından malzeme yapılmasına bir son vermemiz gerekiyordu. Türkiye’de hakimler vardır. Türkiye’de yargı vardır. Oraya gitmek gerekiyor. Ben bunu özellikle arzuluyorum. Arzuladım. Meclis Genel Kurulu’na gelecek. Orada da bir konuşmayla bu talebimi yineleyeceğim. Çünkü bu artık bazı çevrelerin tamamıyla istismar ettiği bir konu. Bu şerefli ve ciddi bir mücadeledir. Hukuk içinde yapılmış bir mücadeledir. Devlet çıkarını, kamu çıkarını gözeten bir mücadeledir. Bu mücadele içersinde şahsi çıkar gözetmemiz söz konusu değildir. Tarihe mal olmuş bir mücadeledir. Bunu da her platformda olduğu gibi yargı platformunda da bir hukuk çerçevesi içinde sunmak bizim için bir şerefli görev daha olacaktır. Hiç kimse aklından çıkarmamalıdır ki, Türkiye artık 1. Cihan Harbi sonlarında yabancı odaklarca kurdurulan Nemrut Mustafa Divanları devirlerini geride bırakmıştır. O devirlerde yabancı uşaklığıyla Kaymakam Kemal Beyleri asanlar daha sonra Cumhuriyet devrinde şükür ki hak iade edilmiştir, milli şehit ilan edilmişlerdir. Türkiye bu devirleri aşmıştır. Bu heves ve arzu içerisinde olanlar elbette vardır. Fakat biz bunu arzu ediyoruz ve istiyoruz. İstiyoruz ki, çünkü karma komisyonda da oylamalar enteresan oluyor tabi. Bu mücadeleyle siyasi prim yapanlar aleyhimizde oy vermek durumunda oluyor. Onlara da bu verdikleri aleyhte oylardan dolayı hesap sorulma durumundan onları kurtarabilmem için bu talebi kendim yapacağım ki, bir çok arkadaşı da o sıkıntıdan kurtarayım. Ben bunu arzu ediyordum. Geçen dönemde imkan olmadı. Bu dönemde bu imkanı bulacağız. Bu meseleyi de bu sene içerisinde çözümlemek suretiyle, dediğim gibi, buradan bir takım siyasi prim elde etmek isteyen odaklara karşı da kesin ve net bir cevabımızı vereceğiz. Biz bu mücadeleyi yaptığımız vakit, Emniyet Genel Müdürüydük. Arkadaşlarımızla beraber bu mücadelede bize destek olan herkesle beraber yaptık. O zaman mebus olmak, dokunulmazlık sahibi olmak gibi bir şey hiçbir zaman aklımızın ucundan dahi geçmedi. Devlet hizmeti böyledir. Biz inanıyoruz ki, Türk tarihi, Türk milleti görevini yapanlardan değil, görevini yapmayanlardan hesap soracaktır. Onları yargılayıp, onları mahkum edecektir. Bizim için sadece şerefli bir dönemin içinde fedakar arkadaşlarla beraber o hizmette bir nebze olsun pay sahibi olabilmenin şerefi kalacaktır.

Metin Özer: Denilir ki “Mehmet Ağar çok şey bilir”. Siz bu bildiklerinizi kitap haline getirmeyi düşünüyor musunuz?

Mehmet Ağar: Devletin devamlılığına zarar getirmeyecek şekilde, ama bu tür hizmetlere talip olacak arkadaşlarımıza bir takım tecrübeleri aktarmakta fayda vardır. Bu olabilir. Ama olursa, burada ölçülerimizi iyi koyacağız. Nelerin yazılabileceğini, nelerin yazılamayacağını iyi belirlemek lazım.

Başa Dön

Promosyon Kibritleri ... Ürünler Hakkında Bilgi İçin Tıklayınız...

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

footer top left corner  footer top right corner

www.elaziz.net -  Elazığ İli Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi - Sık Kullanılanlara Ekle

 footer divider


Elazığspor
- Gakkoşistan - Fıkralarımız - P.H.Defteri - Geleneklerimiz - Şehir Rehberi - Resimlerimiz - İlçelerimiz - Harput Özel
- Tarihimiz - Musikimiz ! - Türkülerimiz - Efsanelerimiz - Camilerimiz - Resmi Bilgiler - Sanayimiz - Turizm Kaplıca -
-
Yerel Kültür - Yerel Folklor - Yerel Mutfak - Yerel Müzik - Yerel Lehçemiz - Yerel MP3 - Şiirlerimiz - Şıra Pazarı - Yeni -
- Basılı Yayınlar - Ö.Telefonlar - Özel Duyurular - 1999 Güneş T. - Derneklerimiz - E.Tüketici Derneği - Depremler - E. Basın List -
 
- Siyaset - Röportajlar - Uçak Seferleri - Anılarınız - Linkler - Kültür ve Sanat - Nöbetçi Eczane

Güncel  :
| 
Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | Anketler | E-Ticaret |

   
footer bottom left corner
 
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön |